Üniversite Öğrencilerinde En Sık Rastlanan Psikolojik Zorlanmalar
Öğrenci Dostu Terapi: Artan Sorumluluklar Arasında Ruh Sağlığına Yer Açmak
Yapılan araştırmalarda, 18–25 yaş arası üniversite eğitimine devam eden gençlerde psikolojik destek başvurularının belirli alanlarda yoğunlaştığı görülmektedir. Üniversite dönemi; bireyin akademik, sosyal ve duygusal olarak birçok yeni sorumlulukla karşılaştığı, aynı anda farklı roller üstlenmek zorunda kaldığı bir yaşam evresidir. Bu dönemde yaşanan psikolojik zorlanmalar yalnızca bireysel değil; aile ilişkileri, romantik ilişkiler ve gelecek planlarıyla da yakından ilişkilidir.
Araştırma bulgularına göre üniversite öğrencilerinde en sık rastlanan psikolojik sorunlar şu başlıklarda toplanmaktadır:
Üniversite Öğrencilerinde En Sık Rastlanan Psikolojik Zorlanmalar
Kaygı (anksiyete) ve yoğun stres, üniversite öğrencileri arasında en yaygın başvuru nedenleri arasında yer almaktadır. Akademik beklentiler, sınav baskısı ve geleceğe dair belirsizliklerin kaygı düzeyini artıran temel faktörler olduğu bildirilmektedir (Auerbach ve ark., 2016).
Depresif belirtiler, motivasyon kaybı, umutsuzluk, duygusal tükenmişlik ve yaşamdan alınan doyumun azalması şeklinde kendini gösterebilmektedir. Yapılan çalışmalar, üniversite öğrencileri arasında depresif belirtilerin sanılandan daha yaygın olduğunu ortaya koymaktadır (Ibrahim ve ark., 2013).
Aile içi çatışmalar, üniversite döneminde bireyselleşme sürecinin hızlanmasıyla birlikte daha belirgin hâle gelebilmektedir. Aileden beklentiler, ekonomik bağımlılık ve sınır sorunları öğrencilerin psikolojik yükünü artıran önemli etkenler arasında yer almaktadır (Bayram ve Bilgel, 2008).
Romantik ilişkilerde yaşanan çatışmalar, üniversite öğrencilerinin psikolojik destek arayışında önemli bir başvuru nedenidir. İlişkisel problemler, ayrılıklar ve bağlanma ile ilgili zorlanmalar, öğrencilerin duygusal dengesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir (Eisenberg, Hunt ve Speer, 2013).
Akademik yaşam ile iş hayatı arasında yaşanan bölünmüşlük, özellikle çalışan öğrencilerde yoğun stres, yetersizlik hissi ve tükenmişlik duygularına yol açabilmektedir. Birden fazla sorumluluğu aynı anda sürdürmeye çalışmak, öğrencilerin kendilerini sürekli bir şeylere yetişemiyor gibi hissetmelerine neden olabilmektedir (Bewick ve ark., 2010).
“Her Şeye Yetmeye Çalışmak” Görünmeyen Bir Yük Olabilir
Birçok öğrenci bu dönemde aynı anda hem ailesine karşı sorumluluk hissetmekte, hem romantik ilişkilerini yürütmeye çalışmakta, hem de akademik ve maddi yüklerle baş etmeye çalışmaktadır. Terapi sürecinde öğrencilerden sıkça şu ifadeler duyulmaktadır:
“Hangi alana yetişeceğimi bilmiyorum.”
“Bir yerde mutlaka eksik kalıyorum.”
“Dinlenmeye bile suçluluk duyuyorum.”
Bu duygular bir zayıflık değil; yükün gerçekten fazla olduğunun bir göstergesidir.
Öğrenci Dostu Terapi Bu Noktada Ne Sunar?
Öğrenci dostu terapi, üniversite döneminin çok boyutlu zorlanmalarını ele alan, güvenli ve yargısız bir alan sunar. Bu süreçte aile içi ilişkiler, romantik ilişkiler, akademik stres ve bireysel beklentiler birlikte değerlendirilir. Amaç, öğrencinin her alanda “mükemmel” olması değil; daha dengeli ve sürdürülebilir bir yaşam kurabilmesidir.
Bu kapsamda, öğrencilerin ekonomik koşulları gözetilerek oluşturulmuş 5 kişilik öğrenci dostu terapi kontenjanım bulunmaktadır. Başvurular, ön değerlendirme ve kontenjan uygunluğu doğrultusunda ele alınmaktadır.
Öğrenci dostu terapi kontenjanı ve başvuru süreciyle ilgili detaylara aşağıdaki başvuru formu üzerinden ulaşabilirsiniz:
https://forms.gle/LBAtBRmntb9KpWJq7
Destek Almak Bir Lüks Değil, Bir İhtiyaçtır
Üniversite yıllarında yaşanan psikolojik zorlanmalar “zamanla geçer” düşüncesiyle ertelendiğinde, ilerleyen dönemlerde daha kalıcı sorunlara dönüşebilmektedir. Terapi, yalnızca kriz anlarında değil; bu yoğun dönemi daha az yıpranarak geçirebilmek için de önemli bir destektir.
Kaynakça (APA 7)
Auerbach, R. P., Alonso, J., Axinn, W. G., Cuijpers, P., Ebert, D. D., Green, J. G., … Bruffaerts, R. (2016). Mental disorders among college students in the World Health Organization World Mental Health Surveys. Psychological Medicine, 46(14), 2955–2970. https://doi.org/10.1017/S0033291716001665
Bayram, N., & Bilgel, N. (2008). The prevalence and socio-demographic correlations of depression, anxiety and stress among a group of university students. Social Psychiatry and Psychiatric Epidemiology, 43, 667–672. https://doi.org/10.1007/s00127-008-0345-x
Bewick, B. M., Koutsopoulou, G., Miles, J., Slaa, E., & Barkham, M. (2010). Changes in undergraduate students’ psychological well-being as they progress through university. Studies in Higher Education, 35(6), 633–645. https://doi.org/10.1080/03075070903216643
Eisenberg, D., Hunt, J., & Speer, N. (2013). Mental health in American colleges and universities. Journal of Nervous and Mental Disease, 201(1), 60–67. https://doi.org/10.1097/NMD.0b013e31827ab077
Ibrahim, A. K., Kelly, S. J., Adams, C. E., & Glazebrook, C. (2013). A systematic review of studies of depression prevalence in university students. Journal of Psychiatric Research, 47(3), 391–400. https://doi.org/10.1016/j.jpsychires.2012.11.015